SINAV KURTARAN TAVSİYELER

SINAV KURTARAN TAVSİYELER
Sınavlar değişir. Her değişen sınav farklı bir sistemi de beraberinde getirir. Oturumlar artar ya da azalır, muhteva zorlaşır, kolaylaşır ya da derinleşerek değişebilir. Sınavların değiştiği ve yeni sınavlarla karşılaştığımız bir zamanda, değişmeyen sınav stratejilerin yanında bu yeni sınavların getirdiği stratejiler de var.
 
Basit bir yapısı olan sınavı karmaşıklaştırıp bir kültür haline biz getirdik. Bu karmaşıklık ülkemizde alelade bir “sınav kültürü” oluşturdu ve bir hastalık gibi bilinçli bir öğrenme olmadan etiketler halinde herkese bulaştı. Kısacası ülkemizdeki sınav kültürü herkesi birbirine benzetti. “Denemelerde yaptığımı yapamadım, hiçbir şey hatırlamıyorum, zaman nasıl geçti anlamadım, bu kadar kolay soru mu olur? Soruya takıldım kaldım…” vb. ifadelere inanın hiç yabancı değiliz. Bunların hepsini YGS tecrübesinde gördük sanırım. Eğer sınav sürecine ilişkin etkili ferdi stratejiler geliştirmek yerine, hep aynı şeyleri yaparsak, kendimizde enerji ve kuvvet adına ne varsa tüketiriz. Öyleyse gelin LYS’yi, bilinmeyen ve yüzlerce uçurumla kesilen bir yolda sert adımlarla yürür gibi değil; bilinen bir yolda çevik adımlarla ve net bir tavırla tecrübelerden ders alarak aşalım..
 
Sınav Öncesi ve Sınav Anı
 
Aşırı motivasyonun zararlı olduğunu bilmek sınav başarısını arttırmıyor aksine; bildiğini yanlış yapmanın bunalım çıkmazında duruyor. O halde sınav başarısında esas olan doğruyu bilmek veya sorunu bilmek değil çözüm için hamle yapmaktır.
 
Öğrenci konu çokluğundan korkmadan çalışma ritmini korursa, hükmedemediği konuları beklemeye bıraksa – daha net bir sınav bakışı için – çok daha akıllıca bir tavır oluşturmuş olur. Neyi yapıp neyi yapamayacağınızı bilmenin getirdiği netlik sizi her zaman daha güçlü yapar.
 
Sınava kadar LYS adına hem fikir hem eylem olarak daha akıllıca bir tavır seçmek, “acaba veya olmazsa gibi zayıf kuruntuları değersizleştirecektir. Bu duruş adayın daha kontrollü kalemini kullanan, acele etmeyen- bir sınav yaşamasını beraberinde getirecektir.
 
Sınavların oturumlarının artması sınav kaygısını ve stresi her ne kadar azaltmış olsa da bunun olumsuz tarafları da olabiliyor. Mesela ilk oturumlarda beklediği verimi alamayan öğrencilerin bir sonraki sınav için kaygıları daha fazla olabilmektedir. Geçtiğimiz aylarda YGS’ye girmiş ve sınavdan beklediğinin altında puan almış bazı öğrenciler moral bozukluğu içine giriyorlar ve sınavı artık kazanamayacaklarını düşünüyorlar. Hatta rehavete kapılıp çalışmayı tamamen bırakabiliyorlar. Bu davranış hatalıdır. Çünkü YGS’nin genel toplama etkisi ikinci sınava göre çok düşüktür. YGS’den düşük alan bir öğrenci LYS’den alacağı netice ile güzel bir bölümü kazanabilir.
 
LYS’nin kendi içindeki oturumları için de durum aynıdır. Bir oturumda netice beklenenin altında oldu ise bir sonrakine daha iyi motive olarak girilmeli, bir önceki sınava hiç girilmemiş gibi sonraki sınava motive olunmalıdır. Bu kolay olmayabilir ancak işin özü de son ana kadar performansı zinde tutmaktan geçer.
 
Sınavlara son iki gün kala ders çalışmayı bırakın, beyninizi yoracak faaliyetlerden uzak durun, vücudu dinlendirecek şeyler yapın gibi tavsiyeler bazı noktadan hatalı görülmektedir. Mesela geçen yıl aynı okulda LYS’ye giren arkadaşlar iki oturum arasında dinlenirken birbirlerine dersinin konularını hatırladıkları kadar anlatmışlar. Ve bunun da kendilerine en az 3 soru kazandırdığını söylemişlerdir… LYS sınavı bilgi ve hafızaya dayalı bir sınav türü olduğu için konularını unutmak kolay olur. Bunun için bol tekrar etmek ve hafızayı canlı tutmak gerekmektedir.
 
Ayrıca bölümler arası katsayı probleminin kalkmasından dolayı LYS’de öğrencilerin bütün oturumlardaki sınavlara girmeleri tavsiye ediliyor. Bunun tercihleri yaparken etkili olacağı ve seçenekleri arttıracağı bildiriliyor. Yani bir sözel bölüm mezunu sadece LYS 3 ve 4’e girmek yerine birinci oturuma da girmesi tercihler açısından çok iyi olacaktır.
 
Son olarak ilköğretim ikinci kademe öğrencilerin girdikleri TOEG sınavı öğrencilerin kendi okul ve sınıflarında yapılmaktadır. Bunun gerçekten stresi azalttığı görülmektedir. Ancak sınavın değerinin düşmediğini de hatırlamak gerekir.
 
Sınav Sonrası
 
Sınavdan sonra yapılacak en önemli şey artık sınavın bitmiş olduğu fikrini zihninizde şekillendirmektir. Çünkü bitmiş olan bir şeyden yalnızca ders ve tedbir alınır.
 
Tercihleri yapılırken sınavın en büyük taraflarından biri olan çevre ve aile daha kontrollü ve pozitif olmak zorundadır. Eğer böyle bir yapı yoksa aday kendi kişiliğine uygun kendi ilgi ve yeteneklerine yakın bir seçimde bulunmalıdır.
 
Hayatın anlamını yükleyebileceğiniz ve keyif alabileceğiniz, sizi memnun edecek bir seçim yapmak çok anlamlı bir karar olacaktır.
 
(İsabet Rehberlik ve Araştırma Merkezi)