ŞİDDETSİZ İLETİŞİM-2

ŞİDDETSİZ İLETİŞİM 

AMA NASIL?

Şiddetsiz İletişimin özü şefkat ve gönülden vermektir.

Kendimizi ifade etme, başkalarını dinleme ve anlama biçimimize gönüldenlik, sadelik ve akış getiren bir yoldur. Bizi şiddet-öfke, doğru-yanlış, haklı-haksız döngüsünden çıkarıp, iletişimimize barış yolunu açan bir iletişim şeklidir. Birbirimizin dünyasında neler olduğundan haberdar olmanın, yargılama yapmadan dinlemenin – konuşmanın – davranmanın, ihtiyaçlarımızın ve duygularımızın farkında olmanın, bilinçli tepkiler vermenin, candan bağlantılar kurmanın dünyasıdır Şiddetsiz İletişim. Aynı zamanda içinde yaşamayı unuttuğumuz, hatta neredeyse terk ettiğimiz bir dünya…

“Haklı çıkmak mı yoksa hayatı daha güzel kılmak mı? Hangi oyunu oynamayı tercih edersiniz?”                                                                                                                                            Marshall B. Rosenberg

Dört önemli bileşeni var bu dünyanın: Gözlem, duygu, ihtiyaç, istek/rica.

Şiddetsiz İletişim bu dört bileşeniyle bize; yargılamadan gözlem yapmayı, bizi etkileyen durumlar karşısında hissetiklerimizi arılıkla ifade etmeyi, duygularımızın ve  edimlerimizin sebebi olan biricik ihtiyaçlarımızın farkında olmayı, ricalarımızı ve isteklerimizi açıklıkla dile getirebilmeyi öğretir.

Tüm bunları bilmiyor değiliz aslında; hepimiz “bir şekilde” gözlem yapıyor, duygularımızı açıklıyor, ricalarımızı da isteklerimizi de dile getiriyoruz. Ama işte bunları “bir şekilde” yapıyoruz. Farkı yaratan ise bu “bir şekilde”den bir nebze olsun sıyrılıp Şiddetsiz İleşitim şeklini kullanmak oluyor. Farkı yaratan, içimizdeki şefkati açığa çıkarmak oluyor.(BAŞKA BİR OKUL MÜMKÜN DERNEĞİ)